
Veliler Yarışıyor, Çocuklar Yoruluyor
Günümüz eğitim ortamlarında dikkat çeken bir gerçek var: Veliler iyi niyetle koşuyor, çocuklar ise bu koşunun altında yoruluyor. Henüz ilkokul çağındaki çocukların programları; kurslar, etütler, denemeler ve ek çalışmalarla dolu. Dinlenmeye, oyuna ve hayal kurmaya ise neredeyse hiç yer kalmıyor.
Bu hafta eğitim gündeminde yeniden gündeme gelen “erken yaşta akademik baskı”, aslında uzun süredir çocukların omuzlarına yüklenen görünmez bir yük. Veliler çoğu zaman “geri kalmasın” düşüncesiyle hareket ediyor. Ancak bu düşünce, çocuklarda öğrenme isteği yerine başarısızlık korkusu doğuruyor.
Çocuk zamanla şunu öğreniyor: “Notlarım kadar değerliyim.”
Hata yapmaktan korkan, risk almayan, denemekten çekinen bireyler yetişiyor. Oysa öğrenme, hata yapmadan mümkün değildir.
Her çocuk aynı hızda öğrenmez, aynı yöntemle anlamaz. Eğitimde bireysel farklılıklar yok sayıldığında, çocuk kendini eksik hissetmeye başlar. Bu durum sadece akademik başarıyı değil, psikolojik sağlamlığı da olumsuz etkiler.
Velilere düşen en önemli görev; çocuklarını başkalarıyla değil, kendi gelişim süreçleriyle kıyaslamaktır. Dün yapamadığını bugün yapabilmesi, en büyük ilerlemedir. Unutulmamalıdır ki güçlü çocuklar; sürekli zorlanan değil, anlaşılmış ve desteklenmiş çocuklardır.
Eğitim Koçu
Betül Mülayim Taşkıran







