Köşe Yazıları

Tatil: Dinlenmek mi, Yetişmek mi?

Ara tatil kelimesi çocuklar için bir nefes,

veliler içinse çoğu zaman bir soru işareti demek.

“Ders mi çalışmalı?”

“Tamamen bırakmalı mı?”

“Tabletle mi geçecek bu günler?”

Aslında ara tatil, adından da anlaşılacağı gibi bir aradır.

Ne tamamen kopuş,

ne de telafi kampı.

Ama biz yetişkinler çoğu zaman bu dengeyi kaçırıyoruz.

Çocuklar okul döneminde sadece ders yükü taşımıyor.

Kurallara uymaya çalışıyorlar,

beklentileri karşılamaya çalışıyorlar,

duygularını bastırıp “uyumlu” olmaya çalışıyorlar.

Ara tatil, işte bu yüklerin biraz olsun yere bırakıldığı zamandır.

Veliler için ilk kural şudur:

Ara tatil bir yarış değildir.

Komşunun çocuğunun çözdüğü test sayısı,

başka bir öğrencinin gittiği kurs,

sizin çocuğunuzun tatilini belirlememeli.

Peki çocuklar bu tatili nasıl değerlendirmeli?

Öncelikle uyku düzeni tamamen bozulmamalı.

Geceyi gündüze çeviren bir tatil, okula dönüşü zorlaştırır.

Biraz geç yatmak, biraz geç kalkmak doğaldır ama tamamen savrulmak değil.

Günde kısa süreli tekrarlar yapılabilir.

Ama bu tekrarlar “ceza” gibi değil,

“kontrol ve rahatlama” amaçlı olmalı.

Yarım saatlik, baskısız çalışmalar yeterlidir.

Ara tatilde asıl kazanım bilgi değil, dengedir.

Bol bol kitap okunmalı.

Ama kitap bir ödev gibi sunulmamalı.

Birlikte okunan, üzerine konuşulan kitaplar çocuğun zihninde çok daha kalıcı iz bırakır.

Oyun da tatilin vazgeçilmezidir.

Oyun vakit kaybı değildir.

Oyun, çocuğun dili, nefesi, kendini ifade etme biçimidir.

Arkadaşlarıyla oynadığı bir oyun,

ailesiyle oynadığı bir masa oyunu,

hatta bazen sadece hayal kurduğu bir zaman dilimi…

Velilere düşen en önemli görev ise şudur:

Çocuğun yanında olmak, tepesinde değil.

Ara tatilde sürekli program yapan, her dakikayı dolduran ebeveynler farkında olmadan şunu mesaj verir:

“Olduğun halin yeterli değil.”

Oysa çocukların duymaya ihtiyacı olan şey şudur:

“Dinlenmeye hakkın var.”

Birlikte yapılan kahvaltılar,

acele edilmeden içilen çaylar,

sohbetler, yürüyüşler…

Bunlar ne müfredata girer ne de sınavda sorulur.

Ama çocuğun ruhunu onaran şeyler tam olarak bunlardır.

Ara tatil, çocuğun kendine dönmesi için bir fırsattır.

Veliler için de durup şunu sorma zamanıdır:

“Ben çocuğumdan mı korkuyorum, yoksa onun iyiliğini mi düşünüyorum?”

Unutmayalım,

dinlenmiş bir çocuk öğrenmeye daha açıktır.

Anlaşıldığını hisseden bir çocuk daha güçlüdür.

Ara tatil, yetişmeye değil, yenilenmeye yarasın.

Eğitim Koçu
Betül Mülayim Taşkıran

İlgili Makaleler

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu