Gündem

Sivas’ta Kilin Gizemi: Divriği Ulu Camii’nden İlhamla Yeniden Gün Yüzüne Çıkarılıyor

Sivas’ta Geleneksel Kil Kültürü Yeniden Canlanıyor

Sivas’ta yaşayan Jeoloji Mühendisi Yıldıray Aluç, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Divriği Ulu Camii’nde karşılaştığı geleneksel şifa yöntemlerinden etkilenerek kil üzerine çalışmalara başladı. Aluç, geçmişte sağlık ve kozmetik alanında kullanılan ancak günümüzde unutulmaya yüz tutmuş kalsiyum bentonit ve kilermeni gibi değerli mineralleri yeniden gün yüzüne çıkarıyor.

Türkiye, sahip olduğu zengin kil çeşitliliği ile dikkat çeken ülkeler arasında yer alıyor. Özellikle Sivas’ın kil rezervleri, endüstriden alternatif tıbba kadar birçok alanda geniş kullanım imkânı sunuyor.


Kalsiyum Bentonit ve Kilermeni’nin Faydaları

Sivas’ta yoğun olarak bulunan kalsiyum bentonit, özellikle kozmetik sektöründe saç bakımında gözenekleri temizleyerek kan dolaşımını hızlandırmasıyla biliniyor. Kilermeni ise damar büzüştürücü özelliği nedeniyle tarih boyunca tıpta tercih edilen önemli bir mineral.

Aluç, bu iki mineralin kedi kumu üretimindetekstil boyamacılığında ve kozmetik ürünlerde kullanıldığını belirtiyor. Doğal pigmentleriyle tekstil sektöründe kimyasal boyalara alternatif sunan kil, aynı zamanda saç sağlığı için doğal bir çözüm olarak öne çıkıyor.


“Sivas’ta Pek Çok Kil Çeşidi Var”

Yıldıray Aluç, Sivas’ın kil zenginliğine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Kil, mikro boyutlarda çeşitli kayaçların sıcaklık ve basınç altında metamorfizmaya uğramasıyla oluşur. Türkiye’de birçok kil çeşidi bulunmakta olup bunların fazlası Sivas’ta yer almaktadır. Ben bulduğum killeri eşe dosta veriyorum, kendim de kullanıyorum.”

Aluç, özellikle kalsiyum bentonit ve kilermeni’nin Sivas için büyük bir ekonomik potansiyele sahip olduğunu vurguluyor.


Alternatif Tıpta Sivas Kili Talep Görüyor

Kilin alternatif tıp alanında da tercih edildiğini belirten Aluç, özellikle varis hastalarının kullandığı kilermeni’nin Osmanlı döneminde eczacılıkta önemli bir yer tuttuğunu aktardı. Günümüzde Pakistan ve Hindistan’da tedavi amaçlı kullanılan bu kilin, Türkiye’de de yeniden değer kazandığına dikkat çekti.

Son yıllarda saç bakımında kullanılan kil çeşitlerine talebin arttığını söyleyen Aluç, ürünlerinin hem kozmetik alanında hem de endüstride ilgi gördüğünü belirtti.


Divriği Ulu Camii’nde Başlayan Yolculuk

Aluç’un kil serüveni, Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası’nda çalıştığı dönemde başladı. Caminin duvarlarında ve tedavi bölümlerinde kullanılan geleneksel yöntemlerin dikkatini çektiğini dile getiren Aluç, şöyle konuştu:
“Divriği’de beş yıl çalıştım. Oradaki şifa yöntemleri ilgimi çekti. Osmanlı ve Selçuklu döneminde killer sağlık alanında önemli materyallerdi. Biz de Sivas’ın bu değerli minerallerini yeniden analiz ettik ve kaybolan mirasımızı gün yüzüne çıkarmaya başladık.”


Yatırımcıların Dikkatini Çekiyor

Aluç’un çalışmaları sadece Sivas’ta değil, yurt dışında da ilgi uyandırıyor. Özellikle kozmetik ve sanayi sektöründen yatırımcıların kendisiyle iletişime geçtiğini ifade eden Aluç, önceliklerinin yerli girişimciler olduğunu belirtti.

Aluç ayrıca, geçmişte Anadolu köylerinde insanların taş ve kil tükettiğini hatırlatarak, bu konuda kendisine sorular geldiğini ancak sağlıkçı olmadığı için kesin tavsiyede bulunamayacağını söyledi.


Sivas’ın Doğal Kaynakları Ekonomiye Katkı Sunacak

Yıldıray Aluç’un çalışmaları, Sivas’ın zengin yer altı kaynaklarını yeniden ekonomiye kazandırma yolunda önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Hem bilimsel hem de geleneksel yöntemleri harmanlayan bu girişim, kentin kültürel ve ekonomik değerlerine katkı sağlıyor.

Aluç’un hikâyesi, Sivas’ın doğal zenginliklerinin sadece geçmişte değil, gelecekte de insanlığa şifa kaynağı olabileceğini gözler önüne seriyor.

Kaynak: İha

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu