Sivas Çukurbelen Köyü’nde Bozkırı Yeşerten Dostluk: 20 Yılda 3 Bin Ağaçlık Bir Miras
Bozkıra Vefa: Köylülerin Adını Taşıyan Ağaçlar Nasıl Dikildi?
Alt Başlıklar
- 0.0.0.1 Sivas’ta Bozkır Nasıl Ormana Dönüştü? 20 Yıllık Yeşil Mucize
- 0.0.0.2 Adı Olan Ağaçlar: Köy Halkının İsimleriyle Yaşayan 3 Bin Fidan
- 0.0.0.3 Gölge Yoktu, Şimdi Orman Var: Çukurbelen Köyü’nün İlham Veren Hikayesi
- 0.0.0.4 İki Arkadaşın Hayali Gerçek Oldu: Sivas’ta 3 Bin Ağaçlık Miras
- 0.0.0.5 Kıraç Araziyi Yeşerten Dostluk: Çukurbelen Köyü Ağaçlandırma Seferberliği
- 0.0.0.6 Bozkıra Vefa: Köylülerin Adını Taşıyan Ağaçlar Nasıl Dikildi?
- 1 “Gölgesinde serinleyebileceğimiz bir ağacın olmadığını fark ettik”
- 2 “Fidanların tamamında köy halkının emeği var”
- 3 “Her fidan bir hayalin başlangıcıdır”
Sivas’ta Bozkır Nasıl Ormana Dönüştü? 20 Yıllık Yeşil Mucize
Adı Olan Ağaçlar: Köy Halkının İsimleriyle Yaşayan 3 Bin Fidan
Gölge Yoktu, Şimdi Orman Var: Çukurbelen Köyü’nün İlham Veren Hikayesi
İki Arkadaşın Hayali Gerçek Oldu: Sivas’ta 3 Bin Ağaçlık Miras
Kıraç Araziyi Yeşerten Dostluk: Çukurbelen Köyü Ağaçlandırma Seferberliği
Bozkıra Vefa: Köylülerin Adını Taşıyan Ağaçlar Nasıl Dikildi?
Sivas’ın Çukurbelen köyünde yıllar önce gölgelenecek ağaç yokken fidan dikmek isteyen iki arkadaş, yaklaşık 3 bin ağacı toprakla buluşturdu. Yıllar içerisinde dikilen fidanlar ormanlık alana dönüştü. Her birine köylülerin isimlerinin verildiği fidanlar, köyde kültür haline geldi.
Sivas kent merkezine 18 kilometre uzaklıkta olan Çukurbelen köyünde doğup büyüyen iki arkadaş, yaklaşık 20 yıl önce fidan dikmeye karar verdi. 5 fidanla başlayan girişimleri, yaklaşık 3 bin ağaca dönüştü.

Bozkırın ortasında yer alan ve tamamen kıraç arazilerden oluşan dağ yüzeyinde orman oluşturmak isteyen Abdulbaki Hafızoğlu ve hayatını kaybeden arkadaşı Talat Akgül, Çukurbelenli köylülerinin isimlerini ağaca verdi.
Yıllar içerisinde oluşturulan 3 farklı ağaçlık alan, köylüleri de etkileyerek fidan dikmelerine vesile oldu. Gencinden yaşlısına herkesin bir dikili fidanı olduğu köy, çevre köylere de örnek oluyor.

“Gölgesinde serinleyebileceğimiz bir ağacın olmadığını fark ettik”
Fidan dikme fikrinin serüvenini anlatan Abdulbaki Hafızoğlu,
“Bizler bu köyün sakinleri olarak bu köyden 70 yıl önce şehre göçtük. 30 yıllık çalışma hayatından sonra doğup büyüdüğümüz, çiğdem, nergis topladığımız köyümüzün kıraç arazilerine gezmeye geliyorduk. Bu tarıma elverişsiz bozkırlarda gezerken gölgesinde serinleyebileceğimiz bir ağacın olmadığını fark ettik. Bunun üzüntüsü içinde kahroluyorduk. Talat Akgül abim bu girişimi ile birkaç fidan dikmek için fikir beyan etti, ben de olumlu karşıladım. 5 tane fidan dikmek istedik, bunları diktik. Bu 5 fidan bir yıl sonra filizlenip yeşerince bu bize motivasyon oldu. Abim bana birkaç tane daha dikelim dedi. Biz daha fazla dikerken bize bir şevk geldi. Burada ağaç dikmek için imkân yoktu, arabalarımızın arkasına bidonlar doldurup ağaçları diktik. Köyümüzün halkını motive ettik, buraya 2 bin ağaç diktik. Dışarıdan görenler de heveslendiler, bize maddi manevi destek oldular”
dedi.

“Fidanların tamamında köy halkının emeği var”
Köy muhtarı Ahmet Tüfekçi ise,
“Köyümüzde üç tane ormanımız oldu, büyüklerimiz sayesinde güzel bir orman oluşturduk. Toplamda 3 bini aşkın ağacımız oldu. Arazimizin dağlık kısımlarında böyle bir çalışmayı gerçekleştirdik. Bu fidanlarda tüm köy halkının emeği var, her ağaçta dikenlerin isimleri yazılı. Kuruyan ağaçları tekrar dikiyoruz, bu şekilde ülkemizi yeşillendirmeye çalışıyoruz”
şeklinde konuştu.

“Her fidan bir hayalin başlangıcıdır”
Köyde yaşayan Ahmet Dumlu,
“Bu yapılan projenin bizim atalarımızdan, dedelerimizden kalan hem güzel bir örnek hem de büyük bir miras. Bu çalışmaların diğer köylere de güzel bir örnek olmasını, onların da görüp paylaşmasını istiyorum. Her fidan bir hayalin başlangıcıdır”
ifadelerine yer verdi.








