Köşe Yazıları

Secdeyle Alay Eden Zihnin İflası

Son zamanlarda bazı mecralarda, namazı ve secdeyi merkeze alarak ölümü aşağılayan, hafife alan, hatta mizah nesnesine dönüştüren bir akım türedi.

Bugün karşımızda masum bir “mizah” yok. Karşımızda açık bir manevî vandalizm var. Namazı, secdeyi ve ölümü aynı cümlede hafifleten, küçülten, sulandıran bu yeni sözde akımlar; ne çağdaşlık üretir ne de düşünce. Ürettikleri tek şey, inancın içini boşaltan bir arsızlıktır. Kutsalı olanla alay etmeyi cesaret sanan bu dil, aslında ahlâkî iflasını eğlenceyle örtmeye çalışmaktadır.

Secde, insanın haddini bildiği yerdir. Ölüm, o haddin kesinleştiği andır. Bu iki hakikati alaya alan bir yaklaşım, eleştiri değil; inkârın maskeli hâlidir. Çünkü eleştiri akılla yapılır, alay ise boşlukla. Secdeyle dalga geçen zihin, Tanrı’yla değil; kendi acziyle kavga etmektedir. Ve bu kavga her zaman çirkinleşir.

Ölümü “normalleştiriyoruz” diyerek küçümseyen bu zihniyet, aslında insanı değersizleştirmektedir. Ölümü hafife alan, hayatı da hafife alır. Secdede ölümü aşağılamak; insanın varoluşunu aşağılamaktır.

Çünkü secde, insanın kendini merkez olmaktan çıkardığı tek andır. Merkez olmaya bağımlı ego için bu kabul edilemezdir. Bu yüzden alaya sarılırlar. Çünkü eğilen bir insan, kibirli olanı rahatsız eder.

Bu akımların ortak özelliği nettir: Hiçbir şey kutsal değildir, her şey tüketilebilir. İnanç da tüketilir. İbadet de. Ölüm bile. Sosyal medyada birkaç beğeni uğruna secdeyle dalga geçen dil, aslında kendi ruhunu teşhir etmektedir. Bu bir özgürlük meselesi değildir; bu, ölçüsüzlüğün pornografisidir. Kutsalı soyup vitrine koymaktır.

Ve evet, bunu açıkça söylemek gerekir: Namazla alay eden bir toplum, merhameti de kaybeder.

Secdeyi hafife alan bir kültür, insan onurunu da hafife alır. Bugün ibadeti mizah malzemesi yapanlar, yarın acıyı da komik bulacaktır. Çünkü kutsalı olmayanın sınırı olmaz. Bu bir kaygan zemin değil, doğrudan bir çöküş hattıdır.

İnançla dalga geçmek cesaret değildir. Secdeyi küçümsemek ilericilik değildir. Ölümü aşağılamak özgür düşünce hiç değildir. Bunların adı kibirle karışık cehalettir. Ve kibir, tarihte hiçbir toplumu yüceltmemiştir. Sadece yıkmıştır.

Secdeyle alay edenler şunu bilmelidir: İnsan secdede küçülmez, büyür. Ölümle yüzleşmeyen ise zaten çoktan küçülmüştür. Siz gülüyorsunuz; ama bu kahkaha, bir medeniyetin içten içe çatladığının sesidir.

Ve bazı sesler, alkış değil; alarmdır.

İlgili Makaleler

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu