Köşe Yazıları

İkinci Dönem: Yeni Bir Başlangıç, Yeni Bir Umut

Bugün okullarımızda ikinci dönem başladı. Ziller yeniden çaldı, koridorlar çocuk sesleriyle doldu, sınıflar tekrar hayat buldu.

Kimi öğrenciler için bu sadece bir dönemin devamı gibi görünse de aslında ikinci dönem; yeni bir başlangıcın, tazelenmenin ve umutların yeniden filizlenmesinin adıdır.

Birinci dönemde yorulan çocuklarımız, eksik kalan konularını, yarım kalan hayallerini ve bazen de kırılan özgüvenlerini yanlarına alarak ikinci döneme adım atıyor.

Kimi “Bu dönem daha çok çalışacağım” diyor, kimi “Artık yapabilirim” diye kendine söz veriyor. İşte tam da bu noktada biz yetişkinlere, velilere ve eğitimcilere büyük sorumluluk düşüyor.

Çocuklarımızı sadece notlarıyla, karneleriyle ya da sınav sonuçlarıyla değerlendirmek en büyük hatalarımızdan biri. Oysa her çocuğun içinde keşfedilmeyi bekleyen bir dünya var. Kimi matematikte zorlanır ama hayal gücüyle dünyalar kurar, kimi sınavlarda düşük alır ama arkadaşlarına umut olur.

Eğitim sadece ders kitaplarından ibaret değildir; eğitim aynı zamanda ahlaktır, merhamettir, sabırdır ve hayata hazırlıktır.

İkinci dönem, özellikle sınav grupları için daha da kritik bir süreçtir. LGS, YKS gibi sınavlara hazırlanan öğrenciler için zaman daralırken kaygılar artar.

“Yetişir mi?”, “Başarabilir miyim?”, “Ya kazanamazsam?” soruları zihinlerini meşgul eder. Burada en önemli görev ailelere düşmektedir. Çocuğun omzuna yük bindirmek yerine, onun yükünü hafifletmek gerekir. Unutmayalım ki baskı başarı getirmez, sevgi ve destek getirir.

Veliler olarak çocuklarımızdan mükemmel olmalarını beklemek yerine, ellerinden gelenin en iyisini yapmalarına rehber olmalıyız.

Onları başkalarıyla kıyaslamak yerine, kendi gelişimleriyle değerlendirmeliyiz. Her çocuk biriciktir, her yolculuk özeldir. Başkasının temposuyla yürümeye zorlanan bir çocuk, kendi yolunu kaybedebilir.

Öğretmenlerimiz ise bu sürecin görünmeyen kahramanlarıdır. Sadece ders anlatan değil, aynı zamanda öğrencisinin ruhuna dokunan, onu anlayan, yüreklendiren öğretmenler; bir çocuğun hayatını değiştirebilir.

Bir güzel söz, bir tebessüm, bir “Sen yapabilirsin” cümlesi bazen yıllarca unutulmaz.

Bugün ikinci dönem başlarken dileğimiz; daha az stres, daha çok anlayış, daha fazla dayanışma olmasıdır. Okullarımız sadece akademik başarıların konuşulduğu mekânlar değil, aynı zamanda mutlu çocukların yetiştiği güvenli yuvalar olmalıdır.

Çocuklarımızın sabah okula giderken içi sıkılarak değil, umutla gitmesini istiyoruz. Öğrenmenin bir yük değil, bir keşif yolculuğu olduğunu hissetmelerini arzu ediyoruz. Çünkü mutlu çocuklar, başarılı bireyler yetiştirir.

Bu ikinci dönem; telafi etmek için bir fırsat, yeniden başlamak için bir şanstır. Dün yapılmayanlar için bugün vardır. Vazgeçilen hayaller için yeni yollar her zaman bulunur. Yeter ki çocuklarımızın yanında duralım, onlara inanalım ve yollarını sevgiyle aydınlatalım.

Yeni dönem; tüm öğrencilerimize, öğretmenlerimize ve velilerimize sağlık, huzur ve başarı getirsin. Ziller umut için çalsın, defterler hayallerle dolsun.


Betül Mülayim Taşkıran
Eğitimci | Öğrenci Koçu

İlgili Makaleler

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu