Vergisiz Define Geliri Helal Değil: Uzman Vaizden Dikkat Çeken Açıklama
Sivas İl Müftülüğü’nde görevli Uzman Vaiz Osman Akkaya, toplumun dini ve hukuki açıdan en çok merak ettiği konulardan biri olan define geliri hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Akkaya, vergisi verilmeden elde edilen define gelirinin İslam dini açısından helal kazanç sayılamayacağını belirterek, kul hakkı ve kamu güvenliğine zarar verebilecek tüm faaliyetlerin ciddi veballer doğurduğuna dikkat çekti.

Alt Başlıklar
- 1 Kaçak Define Kazıları Sadece Yasa Dışı Değil, Aynı Zamanda Dinen de Sakıncalı
- 2 Define Gelirinin Helal Olabilmesi İçin Ne Yapılmalı?
- 3 Vergisiz Harcanan Define Geliri Tövbe ile Temizlenebilir mi?
- 4 Toplumun Bilinçlenmesi Şart
- 5 İlgili Yasal Çerçeve
- 6 Sonuç: Helal Kazanç İçin Yasal ve Dini Şartlara Uygunluk Şart
Kaçak Define Kazıları Sadece Yasa Dışı Değil, Aynı Zamanda Dinen de Sakıncalı
Kaçak define kazıları, yalnızca hukuken değil, dini açıdan da çeşitli riskleri beraberinde getiriyor. Uzman Vaiz Osman Akkaya, bu konuda yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Define kazıları yapılırken devasa çukurlar açılıyor. Bu çukurlar hem insan hem de hayvan sağlığı açısından tehlike oluşturabiliyor. Yaralanmalar, ölümler ve çevreye verilen zararlar da ayrı bir boyut.”
Akkaya, kaçak yollarla yapılan define kazılarının toplum düzenini bozduğunu, bu tür faaliyetlerin kul hakkı ve kamu hakkı ihlali anlamına geldiğini belirtti.
Define Gelirinin Helal Olabilmesi İçin Ne Yapılmalı?
Uzman vaize göre, define aramak İslam’da tamamen haram değil. Ancak bunun bazı koşullara bağlandığını özellikle vurguluyor:
- Gerekli izinler devlet kurumlarından alınmalı,
- Bulunan define yetkililere bildirilmeli,
- Devletin belirlediği şekilde gelir vergisi ödenmeli.
Bu şartlar yerine getirildiği takdirde define gelirinin helal olabileceği ifade ediliyor. Akkaya’ya göre, “Devletin taksimine razı olunmalı. Bu, hem dinin hem de devletin düzeni açısından şart.”
Vergisiz Harcanan Define Geliri Tövbe ile Temizlenebilir mi?
En çarpıcı açıklamalardan biri ise tövbe konusu. Uzman Vaiz Osman Akkaya bu konuda şunları söyledi:
“Bir kişi vergisini vermeden define gelirini harcarsa ve kimseye haber vermezse, bu durumda milyonlarca insanın kul hakkına girmiş olur. Kul hakkı içeren günahlarda tövbenin kabulü için hak sahibine geri ödeme yapılması gerekir.”
Yani kişi sadece “tövbe ettim” diyerek bu kazancı helalleştiremez. Önce devletin ve kamu hakkının iadesi, ardından tövbe gereklidir.
Toplumun Bilinçlenmesi Şart
Bu tür konular sadece bireysel değil, toplumsal bilinç açısından da önem taşıyor. Müftülük yetkilileri bu tür dini açıklamaların kamuoyuna duyurulmasının, hem bilinçlendirme hem de yasa dışı faaliyetlerin önlenmesi açısından hayati olduğunu düşünüyor.
İlgili Yasal Çerçeve
Türkiye’de define arama faaliyetleri 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu çerçevesinde yürütülmektedir. Bu yasaya göre:
- Herhangi bir define arama faaliyeti için Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan izin alınması şarttır.
- Bulunan define, devlet denetiminde değerlendirilir ve kazanç, belirli oranlarda kazıcı ve devlete paylaştırılır.
Bu bağlamda, define gelirini hukuki ve dini açıdan helal hale getirmek isteyen vatandaşların, devletin tanıdığı yasal yolları izlemesi zorunludur.
Sonuç: Helal Kazanç İçin Yasal ve Dini Şartlara Uygunluk Şart
Uzman Vaiz Osman Akkaya’nın açıklamaları, define geliri konusunun yalnızca zengin olma hayaliyle ele alınmaması gerektiğini ortaya koyuyor. Helal kazanç elde etmek isteyen herkesin, devletin belirlediği yasal yolları izleyerek ve vergisini ödeyerek bu süreci yürütmesi gerekiyor.






