Güncel

‘Gözünün Yağını Yiyeyim’ Deyiminin Sırrı Ortaya Çıktı: Sivas Kellesinin Gözünden Sofralara Uzanan Kültür

‘Gözünün yağını yiyeyim’ deyiminin kökeni Sivas kellesine dayanıyor. İşte 16 saatlik zahmetli lezzetin kültürel hikâyesi.

Günlük hayatta sevgi ve hayranlığı ifade etmek için kullanılan “gözünün yağını yiyeyim” deyiminin kökeni Sivas mutfağına uzanıyor. Özellikle kış aylarında sofraların vazgeçilmezi olan kelle yemeğinin en lezzetli bölümü olarak kabul edilen göz kısmı, hem damakta hem dilde iz bırakıyor. Yaklaşık 16 saatlik zahmetli bir pişirme sürecinin ardından sofralara gelen kelle, sadece bir yemek değil, kültürel bir miras olarak da yaşatılıyor.


AW644599 01 | Gündem Sivas™ Haber
‘Gözünün Yağını Yiyeyim’ Deyiminin Sırrı Ortaya Çıktı: Sivas Kellesinin Gözünden Sofralara Uzanan Kültür

Sivas Mutfağında Kelle Geleneği ve Kültürel Miras

Anadolu’nun köklü gastronomi kültürlerinden birine sahip olan Sivas, zengin mutfağıyla dikkat çekiyor. Bu mutfağın öne çıkan lezzetlerinden biri ise özellikle kış aylarında yoğun ilgi gören kelle yemeği. Yüzyıllardır süregelen bir gelenekle hazırlanan kelle, yalnızca bir yemek olarak değil; kültürel bir sembol ve deyimlere ilham veren bir değer olarak da öne çıkıyor.

Sivas’ın gastronomi zenginliği, bölgenin tarihsel ve kültürel birikimiyle doğrudan bağlantılı. Şehrin kültürel dokusuna ilişkin detaylı bilgilere <a href=”https://sivas.gov.tr” target=”_blank”>Sivas Valiliği</a> resmi internet sitesi üzerinden de ulaşılabiliyor. Yerel mutfak kültürü, tıpkı <a href=”https://gundemsivas.com/sivas-haberleri”>Sivas haberleri</a> kategorisinde yer alan birçok içerikte olduğu gibi, kentin kimliğinin önemli bir parçası olarak değerlendiriliyor.

AW644599 03 | Gündem Sivas™ Haber
‘Gözünün Yağını Yiyeyim’ Deyiminin Sırrı Ortaya Çıktı: Sivas Kellesinin Gözünden Sofralara Uzanan Kültür

16 Saatlik Zahmet: Kellenin Hazırlık Süreci

Kelle yemeği, kuzu ya da koyun başının titizlikle temizlenmesiyle başlayan uzun bir sürecin ürünü. Geleneksel yöntemlerle hazırlanan kelle, ilk olarak detaylı bir temizlikten geçiriliyor. Ardından uzun süre kaynatılarak yumuşatılıyor. Bu aşama, hem hijyen hem de lezzet açısından büyük önem taşıyor.

Kaynatma işleminin ardından kelle, taş fırına alınarak saatler süren bir pişirme sürecine tabi tutuluyor. Toplamda yaklaşık 16 saat süren bu zahmetli hazırlık, sabır ve ustalık gerektiriyor. Doğal yöntemlerle pişirilen kelle, herhangi bir yapay katkı olmadan, tamamen geleneksel tekniklerle sofralara ulaştırılıyor.

Bu uzun hazırlık süreci, Sivas mutfağının emek ve özen temelli yapısını da gözler önüne seriyor. Özellikle soğuk kış günlerinde enerji verici bir öğün olarak tercih edilen kelle, hem besleyici özelliği hem de yoğun aromasıyla dikkat çekiyor.

AW644599 04 | Gündem Sivas™ Haber
‘Gözünün Yağını Yiyeyim’ Deyiminin Sırrı Ortaya Çıktı: Sivas Kellesinin Gözünden Sofralara Uzanan Kültür

‘Gözünün Yağını Yiyeyim’ Deyiminin Kökeni

Günlük hayatta sevgi, hayranlık ve beğeniyi ifade etmek amacıyla kullanılan “gözünün yağını yiyeyim” deyimi, doğrudan kellenin göz kısmına dayanıyor. Kellenin en yağlı ve lezzetli bölümü olarak kabul edilen göz kısmı, damakta bıraktığı tat kadar kültürel hafızada da yer edinmiş durumda.

Zaman içerisinde bu ifade, gerçek anlamından sıyrılarak mecaz bir anlam kazanmış ve birine duyulan yüksek değeri, samimi takdiri anlatan sıcak bir söz haline gelmiş. Bugün hâlâ Anadolu’nun birçok bölgesinde kullanılan bu deyim, köklerini Sivas mutfağından alan bir kültürel miras olarak varlığını sürdürüyor.

AW644599 06 | Gündem Sivas™ Haber
‘Gözünün Yağını Yiyeyim’ Deyiminin Sırrı Ortaya Çıktı: Sivas Kellesinin Gözünden Sofralara Uzanan Kültür

“Kelleyi Yemeye Gözden Başlanır”

Uzun yıllardır kelle ustalığı yapan Eren Sönmez, deyimin kaynağına ilişkin şu bilgileri paylaştı:

“Bu söz atalarımızdan bugüne kadar gelen bir ifadedir. İnsan, karşısındaki kişiye verdiği değeri anlatmak ister. ‘Gözünün yağını yiyeyim’ demek, aslında o kişiye verilen kıymeti ifade eder. Kellenin en lezzetli kısmı gözüdür. Bu nedenle kelleyi yemeye gözden başlanır. Soğutmadan, ilk olarak göz kısmının tüketilmesi gerekir.”

Sönmez’in aktardığına göre, göz kısmının yağlı ve yoğun aromalı yapısı, onu kellenin en makbul bölümü haline getiriyor. Geleneksel sofralarda kellenin gözünün ayrı bir yere sahip olması, deyimin doğuşunu da doğal biçimde açıklıyor.

AW644599 07 | Gündem Sivas™ Haber
‘Gözünün Yağını Yiyeyim’ Deyiminin Sırrı Ortaya Çıktı: Sivas Kellesinin Gözünden Sofralara Uzanan Kültür

“Gözünü Yemeden Kelle Yedim Sayılmaz”

Kelle tüketen vatandaşlar da benzer görüşleri paylaşıyor. Bir vatandaş, “Kellenin göz kısmını yemeden kelle yedim sayılmaz. ‘Gözünün yağını yiyeyim’ sözü, doğrudan bu bölümden gelir. Bu ifade, kellenin özelliğinden kaynaklanır” sözleriyle deyimin kökenine işaret etti.

Bu yaklaşım, söz konusu ifadenin yalnızca dilsel bir mecaz olmadığını; aynı zamanda somut bir gastronomi geleneğine dayandığını ortaya koyuyor.

AW644599 05 | Gündem Sivas™ Haber
‘Gözünün Yağını Yiyeyim’ Deyiminin Sırrı Ortaya Çıktı: Sivas Kellesinin Gözünden Sofralara Uzanan Kültür

Sofradan Günlük Dile Uzanan Bir Gelenek

Kelle, bugün hâlâ Sivas’ta hem lokantalarda hem ev sofralarında yer buluyor. Geleneksel pişirme tekniklerinin korunması, bu lezzetin nesilden nesile aktarılmasını sağlıyor. Aynı zamanda günlük konuşma dilinde yaşamaya devam eden “gözünün yağını yiyeyim” deyimi, mutfak kültürü ile sözlü kültür arasındaki güçlü bağı gösteriyor.

Sivas mutfağına dair detaylı içeriklere <a href=”https://gundemsivas.com/sivas-mutfagi”>Sivas mutfağı</a> başlığı altında da yer veriliyor. Bu tür yerel değerler, yalnızca gastronomik bir unsur değil; aynı zamanda şehrin kültürel kimliğinin önemli bir parçası olarak kabul ediliyor.

Sonuç olarak, yaklaşık 16 saatlik zahmetli bir sürecin ürünü olan kelle, sadece bir yemek olmanın ötesinde, deyimlere ilham veren köklü bir geleneği temsil ediyor. “Gözünün yağını yiyeyim” ifadesi ise Sivas sofralarından günlük konuşma diline uzanan bu kültürel yolculuğun en dikkat çekici örneklerinden biri olarak varlığını sürdürüyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu