Köşe Yazıları

Evlilikte Üçüncü Taraf: Sosyal Medya

Göz göze gelmek, kalp kalbe dokunmaktır evlilik…
Birlikte susabilmek, birlikte gülmek, birlikte düşünebilmektir. Ancak artık birçok evde göz göze gelmenin yerini ekranlar aldı.
Bir çiftin arasına bir zamanlar giren üçüncü kişi, bir insan olurdu belki. Şimdi ise üçüncü taraf çok daha sessiz, çok daha sinsi bir misafir: Sosyal medya.

Artık kahvaltı masalarında sohbet değil; hikâyeler paylaşılıyor.
Birbirinin gözlerine bakmak yerine, ekranların parlayan ışığına dalıyoruz.
Eşimizin “nasılsın?” deyişini değil, başkasının “bugün çok mutluyum” paylaşımını görüyoruz.
Ve fark etmeden, kendi ilişkimizi başkalarının süslü anlarıyla kıyaslıyoruz.
Oysa hiçbir fotoğraf, bir ilişkinin perde arkasını göstermez. Her mutlu kare, kimi zaman sessiz bir çabanın, kimi zaman yorgun bir kalbin içinden geçer.

Evlilik, iki kişinin birbirine “ben senin yanındayım” demesidir.
Ama ekranlara sığınan kalpler, bir süre sonra aynı evde ama ayrı dünyalarda yaşamaya başlar.
Bir beğeni için gülümseriz, bir yorumla moralimiz bozulur, bir bildirimle dikkatimizi kaybederiz.
Ve bazen eşimizin varlığını değil, çevrim içi olup olmadığını takip ederiz.
İşte o anda, evliliğe üçüncü bir taraf girmiştir: dijital mesafe.

Sosyal medya, kötü değildir aslında. Yanlış olan, onu nasıl kullandığımızdır.
İlişkimizdeki boşlukları kapatmak yerine büyütmesine izin verirsek, sevginin yerini “takip edilme” duygusu alır.
Oysa eşinizin yüzünde gördüğünüz bir tebessüm, bin beğeniden daha değerlidir.
Eşinizle yaptığınız kısa bir yürüyüş, bin gönderiden daha kalıcı bir bağdır.
Çünkü evliliği ayakta tutan şey görünürlük değil, birbirine görünür olabilmektir.

Bir danışman olarak şunu çok duydum:
“Hocam, sosyal medyada kimseye bir şey yapmadım ama eşim uzaklaştı.”
Evet, bazen ihanet eylemde değil, önceliklerde başlar.
Eşini ikinci sıraya koyduğun anda, bir duvar örülür araya.
İletişim eksildikçe, sessizlik büyür. Sessizlik büyüdükçe, sevgi sesini kaybeder.

Her evliliğin yeniden nefes alması için küçük bir önerim var:
Günün belli bir saatini “ekransız zaman” ilan edin.
Telefonlar bir kenarda dursun, gözler birbirine dönsün.
Küçük bir kahve molasında, büyük bir bağ kurulur.
Bir gülüş, bir dokunuş, bir “iyi ki” yeter bazen…

Unutmayın, sosyal medya “paylaşmak” içindir ama gerçek hayat “yaşamak” içindir.
Siz birbirinizi “beğenmekle” değil, “birbirinizi anlamakla” güçlenirsiniz.
Evliliğin en güzel filtresi, samimiyettir.
Ve en güzel hikâye, birlikte yaşadığınız hikâyedir.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu