Köşe Yazıları

Eğitimde En Çok İhmal Edilen Ders: İyi Hissetmek

Bu hafta eğitim gündeminde olmayan ama aslında en çok konuşulması gereken bir konu var: iyi hissetmek. Ne müfredatta var, ne kazanımlarda, ne de sınavlarda. Ama öğrenmenin temel şartı bu.

İyi hissetmeyen bir çocuk öğrenemez. Kendini güvende hissetmeyen bir öğrenci soru soramaz. Sürekli eleştirilen bir zihin üretken olamaz. Buna rağmen eğitim ortamlarında hâlâ sadece akademik başarı merkeze alınıyor.

Öğrencilerle birebir yaptığım görüşmelerde en sık duyduğum cümle şu:

“Hocam, ben galiba yapamıyorum.”

Bu cümle bilgisizlikten değil; yetersizlik duygusundan doğuyor. Ve bu duygu, yanlış öğretimden değil; sürekli eleştirilmekten, kıyaslanmaktan ve anlaşılmamaktan besleniyor.

Çocuklar başarılı olmak istiyor. İnanın istemeyen yok. Ama önce iyi hissetmek istiyorlar. Dinlenmek, anlaşılmak, bazen durmak… Bunlar lüks değil, ihtiyaç.

Eğitim uzun bir yolculuk. Ama biz çocukları her gün koşmaya zorluyoruz. Yorulduklarında da “neden bıraktın?” diye soruyoruz. Oysa durmak da öğrenmenin bir parçasıdır. Yanılmak da. Tekrar denemek de.

Bu hafta eğitim gündemine küçük ama çok önemli bir başlık ekleyelim:

Çocuklar iyi mi?

Çünkü iyi olmayan bir çocuktan, güçlü bir gelecek inşa edilemez.

Eğitim Koçu
Betül Mülayim Taşkıran

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu