Köşe Yazıları

Diploma Ötesi Gençlik Manifestosu

Geçtiğimiz günlerde  Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nin ev sahipliğinde, TÜGVA Sivas öncülüğünde gerçekleştirilen İhtisas Akademi Projesi’nin açılışına tanıklık ettik. Gençliğe yönelik akademik vizyonun masaya yatırıldığı bu program, YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın katılımıyla sadece bir protokol etkinliği olmaktan çıkıp, geleceğin yol haritasının çizildiği bir platforma dönüştü.

Özvar’ın orada gençlerin gözlerinin içine bakarak yaptığı o meşhur çağrı, aslında yıllardır kapalı kapılar ardında fısıldanan ama yüksek sesle söylenmekten imtina edilen bir gerçeği tokat gibi yüzümüze çarptı: “Yalnızca üniversite eğitimiyle sınırlı kalmayın.” Yani başka bir deyişle; diploma artık tek başına bir gelecek garantisi değil.

Üniversiteyi Değersizleştirmek mi, Aşmak mı?

Yıllarca gençlerimize “Altın bileziğini koluna tak, gerisi gelir” dedik.

O bilezik hala altın mı, yoksa hızla değişen dünyanın toz dumanı içinde rengi mi soldu?

Bugün üniversiteler, elbette bilgi üretiminin ve akademik disiplinin kalbi olmaya devam ediyor. Ancak bilginin demokratikleştiği bu çağda farkı yaratan, bilginin kendisine sahip olmak değil; o bilgiyi hangi beceriyle harmanladığınız ve sokağa nasıl taşıdığınızdır.

İhtisas Akademi gibi projelerin önemi de tam burada ortaya çıkıyor. Özvar’ın vurgusunu doğru okumak lazım: Bu bir “üniversiteyi boş verin” çağrısı değil; aksine,“üniversiteyi merkeze alın ama onun dört duvarına hapsolmayın” davetidir.

Hayat Mezuniyetle Başlamaz

Gençler arasında yaygın bir yanılgı var: “Mezun olayım, hayat o zaman başlayacak.” Oysa gerçeklik, bu düşüncenin tam tersini söylüyor. Hayat, mezuniyet sonrasına ertelenecek bir ödül değil; üniversite sıralarıyla eş zamanlı yürümesi gereken çok katmanlı bir inşa sürecidir.

Özvar’ın bu çağrısı, aslında gençliğin potansiyeline duyulan bir güvenin de nişanesidir. Gençlere, “Siz sadece transkriptteki not ortalamasından ibaret değilsiniz” demektedir.

Ülkenin geleceği sadece diplomalı bireylerle değil; düşünen, sorgulayan, risk alan ve toplumun kılcal damarlarına dokunabilen o “aktif” ruhla şekillenecektir.

Sonuç Olarak…

Üniversite bir yolun sonu değil, o yolun en kritik duraklarından biridir. O durakta sadece otobüs bekleyenler, yolun manzarasını ve sunduğu fırsatları kaçırmaya mahkûmdur.

Sivas’taki o salonda yankılanan mesaj netti: Asıl mesele, o duraktan güç alarak yürümeye devam edebilmektir.

Sınırları dersliklerle çizilmiş bir gelecek, bugünün dünyasına dar geliyor. Gençler kendilerine biçilen o dar kalıpları kırmaya cesaret ettiklerinde, sadece birer meslek sahibi olmayacaklar; aynı zamanda kendi hikâyelerinin gerçek mimarları olacaklar.

Çünkü hayat, diplomadan çok daha büyük bir sınavdır.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu