Köşe Yazıları

Bir Cümlelik Kolaylık: Bekâra Eş Boşamak

Hayatın yükünü taşımayanın sözü her zaman hafiftir.
Toplumda sıkça duyduğumuz bir söz vardır: “Bekâr için boşamak kolaydır.”
Bu söz, yalnızca bir deyim değildir; bir hayat dersidir aslında.

Çünkü evlilik, dışarıdan bakıldığında sade bir birliktelik gibi görünse de, içine girildiğinde emekle örülmüş, sabırla yoğrulmuş bir dünyadır.
Bir evin içinde paylaşılan sofralar, ortak sevinçler, kavgaların ardından gelen barışmalar… Hepsi bir bütündür.
Ama dışarıdan bakan için, kavga sesini duymak yeterlidir. O yüzden bir çırpıda söyler:
“Boşasın gitsin.”

Oysa boşanmak, yalnızca iki insanın yollarını ayırması değildir.
Bir çocuğun gözlerindeki sorudur: “Şimdi kimle kalacağım?”
Bir annenin sessizliği, bir babanın içten içe duyduğu yenilgi, bir evin duvarlarına sinmiş hatıraların sessiz çığlığıdır.
Kimi zaman ayrılık bir kurtuluş olur, kimi zaman da bir ömür kapanmayan yara.

Bekâr için boşamak kolaydır çünkü yükü taşımaz. Çocuğun gözyaşını silmez, geceleri yalnız kalmaz, boş bir odanın sessizliğinde yankılanan hatıraları duymaz.
Dışarıdan konuşmak, içeride yaşamanın ağırlığını bilmemektir.

İnsanların hayatları hakkında bu kadar kolay hüküm verebilmemizin nedeni belki de budur: Sorumluluk taşımadan konuşmanın hafifliği…

Ama unutulmamalı: Bir söz, bazen bir yüreği daha da ağırlaştırır.

O yüzden, empatiyi seçelim. “Boşasın gitsin” demeden önce, o evliliğin içinde verilen emeği, edilen duaları, yaşanan fedakârlıkları ve en önemlisi küçük bir kalbin sessiz çırpınışını düşünelim.

“Bekâr için boşamak kolaydır” sözü bize aslında şunu hatırlatır:

Hayat, dışarıdan göründüğü kadar basit değildir. Ve hiçbir yıkım, dışarıdan söylendiği kadar kolay değildir.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu