
Başlarken
Aynı STK’da birlikte görev yaptığımız M. Erdem Tokuş Hocamdan hafta içi bir telefon aldım. Kısa bir hasbihalin ardından gündemsivas.com internet haber sitesinin son 15 günde yaklaşık 4 milyon ziyaretçiye ulaşmasıydı. Böylesine ciddi bir potansiyele sahip haber sitesinde tecrübelerimizi paylaşma teklifi, beni ziyadesiyle mutlu etti.
Uzun süredir habercilik alanında yazılar kaleme alıyorum. Yaklaşık 15 yıldır bu işle meşgulüm. Ancak köşe yazısı yazmak ve bunu haftalık düzenli şekilde sürdürmek, klavyenin başına geçtiğimde hiç de kolay bir iş olmadığını bana bir kez daha gösterdi. Bu işi günlük yapanları, hatta bazen günde iki yazı yazanları gönülden tebrik ediyorum.
Türkiye gündemine baktığımızda, hiçbir Avrupa ülkesinde bu kadar yoğun bir gündem olmadığını görüyoruz. Bu yönüyle konu sıkıntısı çekilmiyor elbette. Ancak ben yazılarımı daha çok yerel konulara odaklayarak kaleme almak ve ilimiz ölçüsünde, hatasıyla sevabıyla faydalı işler ortaya koymak arzusundayım.
Ziyaret Anısına
Ziyaret ettiğimiz pek çok kurum, kuruluş ve dernek arasında yakın zamanda misafiri olduğumuz Sivas Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği de vardı. İlk yazımda sadece bir giriş yapmış olmayayım, bu anlamlı ziyareti de gündeme getirmeyi kendimce bir sorumluluk bildim.
Dernek Başkanı kıymetli Fatih Bey ile şehit aileleri ve gazilerimiz üzerine çok içten ve anlamlı bir sohbet gerçekleştirdik. Sohbet sırasında şunu düşündüm: Şehit yakınlarımızın ve gazilerimizin tüm ihtiyaçlarının yalnızca devlet tarafından karşılanmasını bekleyip bizler bir adım geri mi çekiliyoruz? (Devletimiz var olsun.) Ama bu görev sadece devlete bırakılmamalı, toplum olarak bizlerin de sorumluluğu olduğunu hissettim.
Sohbetin ardından şu sorular geçti aklımdan: Neden bu vatan için canını veren şehitlerimizin aileleri ve kahraman gazilerimiz için vakıflar, hayratlar kurmuyoruz? Yaşlılarımızı nasıl ziyaret ediyorsak, neden şehit ailelerini ve gazilerimizi de düzenli olarak ziyaret etmiyoruz? Neden çocuklarımızı ve ailemizi yanımıza alarak onların hâl ve hatırlarını sormuyoruz? Sivil toplum kuruluşları olarak, neden gezilerimizi planlarken bu değerli insanları da sürece dahil etmiyoruz?
Bu düşüncelerle kendi adıma mahcubiyet hissettim. İnşallah ömrüm kifayet ederse, bu bayramda ailemle birlikte bir şehit ailesini ziyaret edip, ellerini öpmek ve yanlarında olduğumuzu hissettirmek istiyorum. Bu konuda Fatih Başkanımızın da destek olacağına inanıyorum. Allah nasip ederse bu düşüncemi hayata geçireceğim.
Son olarak; böylesine duyarlı insanların yaşadığı bir şehirde olmaktan gurur duyuyorum. Şehrimizi, şehitlerimizin sadece acının düştüğü ilk günlerde değil, hayat devam ederken de ailelerinin yanında olduğumuzu hissettirmeye davet ediyorum.
Hepinizi Allah’a emanet ediyorum.
Ahmet Turan Ergüt







