
Akran Zorbalığı Alarm Veriyor: Uzman Psikolog Nurdan Kayahan’dan Hayati Uyarı
Akran zorbalığı görmezden gelinirse ağır sonuçlar doğurabilir. Uzmanlar, sürecin doğru yönetilmemesi halinde can kaybı riski olduğunu vurguluyor.
Uzman Psikolog Nurdan Kayahan, akran zorbalığının çocuklar ve gençler üzerinde derin ve kalıcı etkiler bıraktığını belirterek, sorunun görmezden gelinmesinin hayati sonuçlara yol açabileceğini söyledi. Fiziksel, psikolojik ve dijital zorbalığın yalnızca mağdurları değil, zorbalığı yapan bireyleri de olumsuz etkilediğini vurgulayan Kayahan, erken müdahale ve doğru rehberliğin önemine dikkat çekti.

Akran zorbalığı, çocuklar ve gençler arasında giderek daha görünür hale gelen, ancak çoğu zaman fark edilmeden ilerleyen ciddi bir toplumsal sorun olarak öne çıkıyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Nurdan Kayahan, akran zorbalığının görmezden gelinmesinin ağır sonuçlara yol açabileceğini vurgulayarak, sürecin doğru yönetilmemesi halinde can kaybına kadar uzanan riskler barındırdığını ifade etti.
Alt Başlıklar
Akran zorbalığı nedir ve neden tehlikelidir?
Akran zorbalığı; bir çocuğun ya da gencin, yaşıtına karşı fiziksel, psikolojik ya da dijital yollarla baskı uygulaması olarak tanımlanıyor. Bu baskı, doğrudan şiddet içerebildiği gibi sosyal dışlama, tehdit, alay etme veya sosyal medya üzerinden yapılan saldırılar şeklinde de ortaya çıkabiliyor. Uzmanlara göre, zorbalığa maruz kalan çocuklar zamanla yaşadıklarını normalleştirebiliyor. Bu durum, sorunun derinleşmesine ve uzun vadede özgüven kaybı, içe kapanma ve okuldan uzaklaşma gibi ciddi sonuçlara yol açabiliyor. Bu kapsamda konu, yalnızca bireysel bir davranış bozukluğu olarak değil, aynı zamanda toplumsal bir sorun olarak ele alınıyor.

Zorbalık yapan çocuklar da risk altında
Nurdan Kayahan, zorbalığın yalnızca mağdurları değil, zorbalığı yapan bireyleri de olumsuz etkilediğine dikkat çekti. Güç gösterisiyle kendini kabul ettirmeye çalışan çocukların çoğunlukla duygularını ifade etmekte zorlandığını ve sağlıklı iletişim kuramadığını belirten Kayahan, empati yoksunluğunun bu davranışların temelinde yer aldığını söyledi. Zorba gibi görünen çocukların, sanılanın aksine, iç dünyalarında ciddi sorunlar yaşadıklarını ve bu sorunları bastırmak için baskıcı davranışlara yöneldiklerini ifade etti.
“Yanlış olduğunu anlatmamız gerekiyor”
Zorbalık yapan bireylerle mutlaka iletişim kurulması gerektiğini vurgulayan Kayahan, bu davranışların normal olmadığının açık bir şekilde anlatılmasının önemine değindi. Zorbalığa uğrayan çocuklar için pek çok akademik çalışma ve destek mekanizması bulunduğunu belirten Kayahan, asıl ihmal edilen noktanın zorbalığı yapan çocuklar olduğunu söyledi. Bu çocukların duygularını tanımayı ve ifade etmeyi öğrenmeden, yalnızca cezalandırma yoluna gidilmesinin sorunu çözmeyeceğini dile getirdi.

Akran zorbalığının yol açtığı ağır sonuçlar
Kayahan’ın açıklamalarına göre, akran zorbalığı günümüzde öyle ciddi boyutlara ulaştı ki, neredeyse her gün şiddet vakalarıyla karşılaşılıyor. Zorbalık, bazı durumlarda bıçaklama ve ölümle sonuçlanan olaylara kadar uzanabiliyor. Zorba birey, güç gösterisi yaparak toplumda var olduğunu kanıtlamaya çalışırken, hem kendisine hem de karşısındaki kişiye telafisi zor zararlar veriyor. Uzmanlar, bu sürecin zamanında ele alınmaması halinde psikolojik travmaların kalıcı hale gelebileceği konusunda uyarıyor.
Çözüm için bütüncül yaklaşım şart
Uzman Psikolog Kayahan, akran zorbalığıyla mücadelede tek taraflı bir yaklaşımın yeterli olmadığını belirterek, hem zorbalığa uğrayan çocuklarla hem de zorbalık yapan bireylerle eş zamanlı çalışılması gerektiğini söyledi. Empati becerisinin kazandırılması, doğru iletişim yöntemlerinin öğretilmesi ve davranışların sonuçlarının net bir şekilde anlatılması, çözümün temel adımları arasında yer alıyor. Bu süreçte ailelerin, okulların ve rehberlik servislerinin iş birliği büyük önem taşıyor.
Eğitim ortamlarında farkındalığın artırılması ve önleyici çalışmaların yaygınlaştırılması için Milli Eğitim Bakanlığı (https://www.meb.gov.tr) ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı (https://www.aile.gov.tr) tarafından yürütülen rehberlik ve psikososyal destek programlarının yakından takip edilmesi öneriliyor. Yerel düzeyde ise Sivas Valiliği (https://www.sivas.gov.tr) ve ilgili kurumların okul temelli çalışmaları desteklemesi, sorunun erken aşamada tespit edilmesine katkı sağlıyor.
Uzmanlar, akran zorbalığı, okullarda şiddet, çocuk psikolojisi ve gençlerde empati eğitimi gibi başlıklarda yapılacak bilinçlendirme çalışmalarının, hem bireysel hem de toplumsal düzeyde olumlu sonuçlar doğuracağını vurguluyor.







