Köşe Yazıları

AKLIMIZ, KÜRESEL SUMUD FİLOSUNDA. YÜREĞİMİZ İSE GAZZEDE.

Tüm dünya, emperyalist ve siyonist kişi ve kurumların çıkarttığı bir anarşi ortamına, farklı coğrafyalarda kitlesel olarak sürüklemiş durumdadır. Sınır tanımayan işgalci beyinlerin yönetimindeki bir ülke, etrafındaki tüm ülkeleri tedirgin etmektedir. 

Bir soykırım yaşayan masum insanların endişeleri her geçe gün daha çok artıyor. Bebekler, çocuklar, kadınlar, yaşlılar perişan olmuş bir vaziyetteler. Yaşam alanları tarumar edilmiş bir şekilde hayata tutunmak için son nefeslerini kullanmaya çalışıyorlar. Her an yok edilme, yavrusunu kaybetme, bedenlerini enkazın altında bırakma kaygısı içinde, aç susuz bir şekilde dört bir yana savrulmuş durumdalar.

Şimdi sesler çok uzaklardan, biraz yakınlardan, biraz da yanı başımızdan çok farklı yükselmeye başladı. Bu seslerin rengi yok, ırkı yok. Bu seslerin sadece vicdanları ve yürekleri var. Şimdi gölgeden çıkma zamanı, güneş batıdan doğacak, insanlık daha ölmedi diye haykıran sesler var. Bu sesler, doğudan, batıdan, kuzeyden, güneyden. Sesler, hep birlikte tek ses olarak çıkmaya başlayınca cesaret olmaya başladımazlumlara. Çok şükür sesler her gün artmaya ve yükselmeye devam ediyor. 

Şimdi içimizdeki engelleri kaldırma zamanı. Zaman, etkili sözler zamanı. Zaman, eylem zamanı. Zaman, sonuna kadar dik durma ve var olma zamanı. Artık tüm dünya ayağa kalktı, hazırlık yaptı ve yola çıktı. Şimdi de bizleri bekliyor. Yapmamız gereken şey, her sesin ses verdiği, her rengin renk verdiği, sadece ortak bir amaç için vicdanların bireysellikten çıkıp topluluklar halinde harekete geçtiği günlerin içinde daha fazla sorumluluk üstlenmektir

Vicdan artık bir dinin, bir zümrenin, bir grubun, bir topluluğun adı değil. Bunun bir adı var. Adı konuldu bile. Buna küresel vicdan hareketi denildi. Bu hareket kutlu dönemlerden gelen ama modern zamanlarda yeniden yeşeren bir hareket oldu. Bu çağın Hilfü’l-Fudûlu oldu.

Küresel vicdan hareketi, mazlum insanların güvenliğinin sağlanması, zayıfların korunması, kötülüğün ve zulmün önlenmesi için, insanlık davasına inanmış yüzlerce insan, onlarca gemi ile birlikte yola çıktı. İçinde bulundukları toplumda sözü geçen, merhametli ve vicdanlı, cesur yürekli ve iyi niyetli kişilerin liderliğinde, zulmün ve haksızlığın ortadan kalkması için, okyanusun derin sularına yelken açtılar. Sert rüzgarları arkalarına alıp mazluma kol kanat olmak için adım attılar.

Zulmün yok olmasını istiyorsak, güneşin bize ulaşmasını arzuluyorsak gölgeden çıkmalıyız artık. Katılmalıyız bu kervana. Katılamıyorsak ta seslerine ses olmak için gündemimize almalıyız. Sosyal medyada ses vermeliyiz. Daha çok beğenmeliyiz. Saha çok paylaşmalıyız. Deniz kenarlarına koşarak selam vermeliyiz. Alkışlarla, tekbirlerle, dualarla eşlik etmeliyiz. Yolluklar hazırlamalıyız onlara. Finans gücümüz var ise desteğimizi sonuna kadar devam ettirmeliyiz.

Emperyalist, zalim siyonistlerin zulmünü durdurmak ve ablukayı kırmak için 23 Ağustos 2008 yılında başlayan Özgür Gazze Hareketi Gemileri o tarihte adeta surda bir gedik açmıştı. Ardından Mavi Marmara, Özgürlük Filosu III, Akdeniz, Anadolu, Handala, Vicdan ve Madleen ile devam eden tüm girişimler surdaki gediği büyüttü. Vicdanları harekete geçirdi. Her bir girişim ve gemi birer sembole dönüştü. Başarıya ulaşılsın veya ulaşılmasın önemli olan ilk harekettin başlamasıydı. Başladı ve şimdi giderek büyüyen bu küresel hareket, artık vicdanın ve mazlumların sesi olmaya devam etmektedir. Tüm hareketlere katkı sunan ve katılım sağlayan herkese, bir ölürüz ama bin diriliriz diyen tüm yiğitlere selamlar gönderiyorum.

Bir haftadadır fiili duaların sahipleri hep birlikte yola revan oldular. Kavli duaların sahipleri ise dünyanın dört bir yanında, ellerini semaya açmış, gönül perdeleri kaldırılmış bir şekilde fiili duanın sahiplerinin yanında olmaya devam ediyorlar. Temel amaç, ablukayı kırmakla beraber Gazze’nin onurlu insanlarına can olmak, merhem olmak, su olmak, bir lokma ekmek olmak için çeşitli sağlık malzemelerini, temel gıda ile bebekler için bakım ve mama malzemelerini, kadınlar için hijyen ürünlerini yaşam mücadelesi veren her bir ferde ulaştırmaktır.

İspanya’dan yola çıkan Küresel Sumud Filosunun gemileri nasip olursa 10 Eylül’de daha büyük katılımlarla Tunus’tan Gazze’ye doğru yola çıkacaklar. Filonun sağ salim Gazze’ye ulaşması için desteğimizi fiili ve kavli olarak daha fazla sürdürmenin yolunu aramalıyız. Her mecrada etkin olmalıyız.

Sivas’tan Gazze’ye direnişe bin selam.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu