Çocuk Suçluluğunda Tehlikeli Eşik: Prof. Dr. Gönültaş’tan Uyarı ve Çözüm Önerisi – “Doğru Rol Model Hayat Kurtarır”
Çocuk suçluluğunun nedenleri 7 yaşına kadar iniyor. Prof. Dr. Gönültaş, kötü arkadaş ve yanlış rol modeller konusunda uyardı.
Çocuk suçluluğu dünya genelinde alarm veriyor. Prof. Dr. Miraç Burak Gönültaş, suçun temelinde sosyalizasyon sorunları, kötü arkadaş çevresi ve yanlış rol modellerin yer aldığını belirtti. Sosyal medya fenomenlerinin çocukları suça özendirdiğini vurgulayan Gönültaş, milli ve başarılı isimlerin rol model olarak sunulmasının suçun önlenmesinde kritik olduğunu söyledi.

Alt Başlıklar
- 1 Çocuk Suçluluğu Küresel Bir Sorun Haline Geldi
- 1.1 Çocuk Suçluluğunun Kaynağı: Sosyalizasyon Problemleri
- 1.2 Türkiye Müdahalede Güçlü, Önlemede Eksik
- 1.3 Kötü Arkadaşlıklar Suçu Öğretiyor
- 1.4 Sosyal Medya Fenomenleri Yanlış Rol Model Oluyor
- 1.5 Çeteler Vicdani Eşiği Ortadan Kaldırıyor
- 1.6 Umut Yıldızı Projesi Yüzde 85 Başarı Sağladı
- 1.7 Selçuk Bayraktar Vurgusu: “Milli ve Başarılı Rol Modeller Şart”
Çocuk Suçluluğu Küresel Bir Sorun Haline Geldi
Cumhuriyet Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyal Hizmet Bölüm Başkanı Prof. Dr. Miraç Burak Gönültaş, çocuk suçluluğu, çocuk istismarı, kriminoloji ve adli sosyal hizmet alanlarında yaptığı bilimsel çalışmalarla dikkat çekiyor. Gönültaş, İhlas Haber Ajansı’na yaptığı özel açıklamada çocukların suça sürüklenme nedenlerini ve bu sürecin nasıl önlenebileceğini tüm boyutlarıyla değerlendirdi. Konuya ilişkin görüşlerini geçtiğimiz günlerde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kurulan Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu üyeleriyle de paylaşan Gönültaş, çocuk suçluluğunun nedenlerinin 7 yaşına kadar indiğine dikkat çekti.
Gönültaş’a göre çocukların suça karışması yalnızca mağdur yaratmakla kalmıyor, aynı zamanda suça sürüklenen çocuğun ilerleyen süreçte daha büyük risklerle karşılaşmasına da zemin hazırlıyor. Suç ortamlarıyla erken yaşta tanışan çocuklar, başka suçluların mağduru olma ihtimaliyle de karşı karşıya kalıyor.

Çocuk Suçluluğunun Kaynağı: Sosyalizasyon Problemleri
Prof. Dr. Gönültaş, çocuk suçluluğunun temelinde sosyalizasyon sorunlarının yer aldığını vurgulayarak şu değerlendirmeyi yaptı: Çocukluk döneminde aile, okul, arkadaş grupları, akrabalar, toplum ve medya gibi unsurlar sağlıklı işlemediğinde, çocuklarda anti sosyal eğilimler ortaya çıkabiliyor. Bu eğilimler zamanla yıkıcı ve bozucu davranışlara dönüşüyor. Başlangıçta Türk Ceza Kanunu kapsamında suç sayılmayan bu davranışlar, müdahale edilmediğinde suçun adeta provası haline geliyor.
Özellikle 7–12 yaş aralığının kritik olduğuna işaret eden Gönültaş, bu dönemde erken müdahale yapılabilirse çocuk suçluluğunun büyük ölçüde önlenebileceğini belirtti. Bu kapsamda sosyal hizmet uzmanlarının, eğitimcilerin ve ailelerin iş birliği içinde hareket etmesi gerektiğini vurguladı.
Türkiye Müdahalede Güçlü, Önlemede Eksik
Türkiye’nin çocuk suçlulara yönelik adalet sistemi uygulamalarının uluslararası standartların üzerinde olduğunu belirten Gönültaş, asıl sorunun önleyici mekanizmaların yeterince güçlü olmaması olduğunu ifade etti. 2010 yılında Adana’da hayata geçirilen “Yaşam Koçlarıyla Umut Yıldızı Projesi”nin bu noktada önemli bir örnek olduğuna dikkat çekti.
Bu projede suça bir veya iki kez karışmış çocuklar gönüllülük esasına göre programa dahil edildi. Sivil toplum kuruluşlarının desteğiyle çocuklara meslek edindirme çalışmaları yapıldı, boş zamanlarını kültürel ve milli değerlerle buluşturan etkinlikler düzenlendi. Aynı zamanda her çocuğa bir yaşam koçu atanarak sosyal gelişimleri desteklendi.
Kötü Arkadaşlıklar Suçu Öğretiyor
Çocuk suçluluğunda akran ilişkilerinin belirleyici rol oynadığını vurgulayan Gönültaş, kötü arkadaş çevresinin suçun öğrenilmesini ve normalleşmesini kolaylaştırdığını söyledi. Olumsuz arkadaş gruplarının zamanla suç yöntemlerinin öğretildiği ortamlara dönüştüğünü belirten Gönültaş, “İyi arkadaş, iyi arkadaş, iyi arkadaş” vurgusunun altını özellikle çizdi.
Sosyal Medya Fenomenleri Yanlış Rol Model Oluyor
Günümüzde çocukların ve gençlerin sosyal çevresinin büyük ölçüde sosyal medyaya kaydığını belirten Gönültaş, fenomen kültürünün ciddi riskler barındırdığını ifade etti. Sosyal medyada sergilenen lüks yaşamlar, mafyatik imajlar ve hızlı kazanç algısı, çocukları suç örgütlerinin hedefi haline getiriyor. Bu yapıların özellikle gençleri kolay yönlendirilebilir bireyler olarak gördüğünü vurguladı.
Çeteler Vicdani Eşiği Ortadan Kaldırıyor
Gönültaş’a göre çeteler sadece suçu öğretmekle kalmıyor, aynı zamanda suç sonrası oluşan vicdani rahatsızlığın bastırılmasını da öğretiyor. Bu durum, çocukların ilerleyen yaşlarda çok daha ağır suçlar işlemesini kolaylaştırıyor. Suçun meşrulaştırılması ve içselleştirilmesi, toplumsal güvenlik açısından ciddi bir tehdit oluşturuyor.
Umut Yıldızı Projesi Yüzde 85 Başarı Sağladı
Umut Yıldızı Projesi’nin sonuçlarına değinen Gönültaş, proje sonrası altı aylık süreçte çocukların yüzde 85’inin yeniden suça karışmadığını belirtti. Çocukların büyük bir kısmı meslek sahibi olurken, bazıları kendi işini kurdu. Bu sonuçlar, doğru müdahale ve doğru rol modelin çocuk suçluluğunu önlemede ne kadar etkili olduğunu açıkça ortaya koydu.
Selçuk Bayraktar Vurgusu: “Milli ve Başarılı Rol Modeller Şart”
Çocuk suçluluğunun önlenmesinde rol model seçiminin hayati önem taşıdığını belirten Gönültaş, sosyal medya fenomenleri yerine milli ve topluma katkı sunan isimlerin öne çıkarılması gerektiğini söyledi. Bu kapsamda Selçuk Bayraktar’ı örnek gösteren Gönültaş, Bayraktar’ın hem teknolojik başarıları hem de milli duruşuyla özellikle erkek çocuklar için güçlü bir rol model olabileceğini ifade etti.
Ayrıca çocuklara erken yaşta beceri kazandırmanın ve üretken alanlara yönlendirmenin, suça sürüklenme riskini doğal olarak azalttığını sözlerine ekledi.







