Güncel

Sivas Zara Dipsizgöl’de Maden Krizi: 150 Hektarlık Ruhsat, 25 Hektar Altı ÇED ve Su Havzası Alarmı

Sivas Zara Dipsizgöl’de planlanan maden projesine karşı açılan davada yürütmeyi durdurma talebi reddedildi.

Sivas’ın Zara ilçesine bağlı Dipsizgöl köyünde planlanan stronsiyum tuzu (selestit) maden ocağı projesine karşı açılan davada yürütmeyi durdurma talebi reddedildi. 150 hektarlık ruhsata rağmen ÇED alanının 25 hektar sınırının altında tutulduğu iddia edilirken, proje sahasının içme suyu havzası üzerinde bulunduğu ve endemik türleri tehdit ettiği belirtiliyor. Davanın esastan süreci ise devam ediyor.


Sivas Zara Dipsizgöl’de Stronsiyum Madeni Tartışması Büyüyor

Sivas’ın Zara ilçesine bağlı Dipsizgöl köyü sınırlarında Barit Maden Türk A.Ş. tarafından hayata geçirilmesi planlanan stronsiyum tuzu (selestit) maden ocağı projesi, bölgede ciddi çevresel ve hukuki tartışmalara yol açtı. Dipsizgöl ve çevre köylerin sakinleri tarafından açılan davada yürütmenin durdurulması talebi mahkemece reddedildi. Karar, yöre halkı ve çevre platformları tarafından endişe ve hayal kırıklığıyla karşılandı.

Bölge sakinleri, kararın kamu yararı yerine şirket lehine sonuç doğurduğunu savunurken, yargı sürecinin esastan devam ettiğini vurguluyor.

ÇED Süreci ve 25 Hektar Eşiği İddiası

Projeye ilişkin en dikkat çekici başlıklardan biri Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) sürecine yönelik eleştiriler oldu. Şirkete toplam 150 hektarlık bir alan için maden ruhsatı verildiği belirtilirken, ÇED başvurusunun 25 hektarlık sınırın altında kalacak şekilde 24,92 hektar üzerinden yapıldığı ifade ediliyor.

Süreç içerisinde, Sivas Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü’nün heyelan riski tespitine dayanarak ÇED alanının önce 20,65 hektara, ardından 19,14 hektara düşürüldüğü aktarılıyor. Bu gelişmeler ışığında, proje için “ÇED Gerekli Değildir” kararı verilmesi eleştirilerin merkezinde yer alıyor.

Resmi süreçlere ilişkin bilgiler ve idari duyurular için <a href=”https://www.sivas.gov.tr” target=”_blank”>Sivas Valiliği</a> ve ÇED mevzuatı hakkında detaylı düzenlemeler için <a href=”https://www.csb.gov.tr” target=”_blank”>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı</a> internet sitelerinde yer alan mevzuat hükümleri referans gösteriliyor.

İçme Suyu Havzası ve DSİ Görüşü

Proje sahasının, Dipsizgöl ve çevresindeki yerleşim yerlerinin içme ve kullanma suyunu besleyen ana havza üzerinde bulunduğu belirtiliyor. Yöre halkı, maden sahasında yapılacak kazı faaliyetleriyle bölgenin en yüksek tepesinin yaklaşık 70 metresinin ortadan kaldırılmasının planlandığını ve bunun yeraltı ile yerüstü su kaynaklarını doğrudan etkileyeceğini savunuyor.

Devlet Su İşleri’nin (DSİ) resmi görüşlerinde, su kaynaklarının yalnızca çıktıkları noktalarda değil, beslenme alanlarıyla birlikte korunması gerektiği yönündeki ilkelere dikkat çekiliyor. Kurumsal bilgiler için <a href=”https://www.dsi.gov.tr” target=”_blank”>Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü</a> kaynak gösteriliyor.

Bölge halkına göre proje sahası, söz konusu su beslenim alanının merkezinde yer alıyor ve bu durum uzun vadeli su güvenliği açısından risk oluşturuyor.

Yaylacılık, Hayvancılık ve Tarımsal Üretim Tehlikede

Dipsizgöl ve çevresinde yüzlerce yıldır sürdürülen yaylacılık, hayvancılık, arıcılık ve tarımsal üretimin proje nedeniyle zarar görebileceği ifade ediliyor. Binlerce dönümlük mera alanının, arıcılık faaliyetlerinin ve yüzlerce büyükbaş ile küçükbaş hayvanın otlaklarının doğrudan etkileneceği öne sürülüyor.

Yöre halkı, bu durumun yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda gıda güvenliği açısından da ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirtiyor. Bölgedeki kırsal yaşam ve üretim kültürü, Sivas haberleri kategorisinde sıkça gündeme gelen konular arasında yer alıyor.

Endemik Türler ve Biyoçeşitlilik Vurgusu

Gönüllü biyologlar tarafından yapılan saha incelemelerinde, yalnızca Sivas ve Erzincan çevresinde yetiştiği belirtilen ve IUCN kriterlerine göre “Nesli Tehlikeye Düşebilir” kategorisinde yer aldığı ifade edilen dikenli körmen (Allium sintenisii) başta olmak üzere 100’ün üzerinde bitki türünün tespit edildiği kaydediliyor.

Çevre savunucuları, bu türlerin önemli bir kısmının ÇED dosyasında yeterince yer almadığını ve bilimsel değerlendirmelerin eksik yapıldığını ileri sürüyor. Ayrıca AFAD ve MTA tarafından belirlenen heyelan riskinin de raporda yeterince dikkate alınmadığı iddia ediliyor. Kurumsal bilgilere <a href=”https://www.afad.gov.tr” target=”_blank”>AFAD</a> ve <a href=”https://www.mta.gov.tr” target=”_blank”>MTA</a> resmi internet sitelerinden ulaşılabiliyor.

Kültürel Miras ve Ağaçlandırma Alanı Riski

Köylülerin yaklaşık 50 yıllık emeğiyle ve 20 milyon TL’yi aşan yatırımla oluşturduğu 1 milyon metrekarelik ağaçlandırma sahasının da proje alanı içerisinde kaldığı belirtiliyor. Bunun yanı sıra Kasım Baba Ziyareti, tarihi mezarlıklar ve jeolojik anıtların da tehdit altında olduğu ifade ediliyor.

Anayasa’nın 56. maddesinde güvence altına alınan “sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkı” ile 63. maddede yer alan tarih, kültür ve tabiat varlıklarının korunmasına ilişkin hükümler, çevre platformları tarafından hatırlatılıyor.

Hukuki Süreç Devam Ediyor

Yürütmeyi durdurma talebinin reddedilmiş olması, dava sürecinin sona erdiği anlamına gelmiyor. Dosyanın esastan görüşülmeye devam ettiği ve hukuki mücadelenin sürdüğü belirtiliyor.

Dipsizgöl ve çevre köylerin sakinleri, kamuoyunu duyarlılığa davet ederken, yetkili kurumların anayasal ve yasal sorumlulukları çerçevesinde hareket etmesi gerektiğini vurguluyor.

Sivas Zara Dipsizgöl’deki maden projesi, hem çevresel etkileri hem de hukuki boyutuyla önümüzdeki süreçte de gündemde kalmaya devam edecek gibi görünüyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu